Sunday, October 31, 2010

Bir Antipatiklik Tezatı: Ömer Çatkıç




Ah Ömer ah! Ne kadar antipatik bir adamsın sen ya! Ne kadar özenti, ne kadar kindar bir adamsın sen ya. Seni hiç bir zaman transfer etmeyen üç büyüklere karşı daima üstün performans sergiliyorsun ama anlayamadım, sadece o maçlar yetmez büyük takım kalecisi olmaya. Yeri geldi milli oldun ama yine almadılar seni.. Neden diye düşündün mü?

Cevap çok basit çünkü antipatiksin! Sadece saclarını kesip, top sakal bırakmakla iyi kaleci olunmaz. Kafandaki kelle forvet oyuncuların gözlerini mi kamaştıracağını sanıyorsun.

Antalyaspor'la beraber Sami Yen'e gelip yaptıklarından sonra seyircilerden nasıl bir farklı tepki toplarsın? Tribünlere artislik olsun diye dimdik durup hava yapan ve dolayısı ile taraftarı kışkırtan bir adamsın. Millet senin adına şarkı mı söylesin? Tabiikide küfür edecek... Sen Engin İpekoğlu'nun, Rüştü'nün hiç Sami Yen'de küfür işittiğini duydun mu? İşitmezin-ki onlar fenev kalecisiydi, ama adam gibi adamlardı.

Maçtan sonra yaptığı açıklamada "bana küfür eden arkadaşlar, evlerine gidip annelerini gördüklerinde, beni düşünsünler" diye bir açıklama yaptın. Şimdi bu bir çeşit yakınma mı? Senin gibi bir adamın böyle şeylerden yakınacağını sanmıyorum, sen düpedüz üstü kapalı milletin annesine küfür etmişsim, hani "annelerine bakıp beni düşünsünler" demenin ne demek olduğunu anlamak için çok düşünmeye gerek yok. Aklını başına al!

Mac 90 Degil, 10 Dakkika Oynanmis olsa, Iyi Oynadik Derdim.









Antalyaspor macinda takimimizin 30. ve 40. dakkikalarki performansi fazlasiyla yetti. 3 puani 10 dk icerisinde attigimiz iki golle attik. Gollerin ardida gelebilirdi ama yari yetmedi. Pino bu macta cok etkili oynadi, Antalya'nin kanat oyuncularini yerle bir etti ama fazlasiyla egoist oyunuda gozlerden kacmadi degil. Servet'inde kafa golu gercekten harikaydi.

Galatasaray'in oyunu ilk yari cok etkili olmasina ragmen, her zamanki gibi 2. yari dususe gecti, ve sevgili kalecimiz Ufuk'un boyuna guvenip ileri cikmasi ve ofsayt diye uyumasindan dolayi bir gol yedik. Allah askinda 1.94'luk bir adam nasil olurda hic bir yan topu alamaz, ve bu kadar kolay bir asirtma yer. Ziplamasi o kadar zayif ki o boyuna ragmen uzerinden asirilan topu celemedi. Tita'nin cektigi sutu kurtarmasi ona bir bonus olmustu, o bonus da olmasa mac 2-2 bitebilirdi.

Lorik Cana sahanin en etkisiz elemaniydi ve en kotu oyuncusuydu, onu Ali Turan ve Baris takip etti. Baris hala mucizeler sayesinde bu kadroda yer aliyor, bu kadar kotu bir oyuncu nasil oluyor da hala bizim takimimizda oynuyor ya! Anlamak imkansiz! Ooooof ooof yeteneksizlerle dolu bir ortasaha ile nasil oyun kurulur ki! Ali Turan artik futbolu unutmus.

Ortasahamiza bir bakalim, Sabri, M. Sarp, Cana ve Misimovic. Bu 4 adam arasinda futbolu bilen sadece bir adam var, o da Misimovic, o da yokluktan sol kanatta oynadi. Hakan Balta'nin Misimovic'i iyi destekledigini dusunuyorum. Hakan Balta'nin performansinin yukselmeside sevindirici. Umarim sakatligi ciddi degildir.

Sag bekte gorev yapan S. Kurtulus sakatlandiktan sonra yerini Ali Turan'a teslim etti, Ali Turan'da Galatasaray'in kaderini resmen Allah'a teslim etti. Vizir vizir herkesi gecirdi. Ali Zitouni'nin girip Veysel'in cikmasiyla sag kanat yol gecen hani oldu. Anlasilan o ki Ali Turan'in Galatasaray'da omru uzun degil. Her ne kadar buyuk fedakarliklar yapip Galatasaray'a gelse de, Galatasaray'da oynanin cocuk isi olmadigini bilmesi gerekiyordu. Toparlayacak gibi gozukmuyor, sezon sonuna kadar kalacaktir, sezon sonu karar verilecektir. Ama onun yedegi olacak adam da Serdar Ozkan...aman Allah korusun, Serdar bu formayi bir daha sirtina gecirmemeli.

Takimimizin ilk 11'inden Kewell, Arda, Baros ve Elano sakatliklarindan yer alamadilar ve maci kenardan izlediler. Bu oyuncular zaten sezon basindan beri beraber belki 1-2 mac oynamislardir ki 10 hafta oldu artik! Kenardan izlerken herhalde biz seyircilerin ne kadar buyuk bir cile ve eziyet cektigini daha iyi gormus, bizim dusuncelerimize hak vermislerdir.

Ikinci yari sonlarinda Antalya'nin forvetleri yetenekli olsa herhalde maci 3-2 kazanirdi... Onca kacan gol bizim oyuncularimiza ders olmali. Futbol 90 dk oynanir 10 dk degil, bu 90 dk pur dikkat sahada olmak gerekir! Aman Hagi su takimi biraz uyandir, hepsi 60 dk sonunda uyumaya basliyor.

Friday, October 29, 2010

Adnan Sezgin'den Laf Salatasi...





Adnan Sezgin dun GSTV programina katilip bazi sorulara cevap vermis. Tabii sorulan sorularin bir GSTV spikeri tarafindan soylendigini dusunurseniz, sorularin Adnan Sezgin tarafindan incelenip secilmedigini soyleyebilirmisiniz? Tabiikide hayir. Adnan Sezgin'den gercek cevaplar bekliyorsaniz onu GSTV tarafindan degil, baska bir kanal tarafindan yargilayacaksiniz.

Simdi vermis oldugu bir kac cevap uzerinde duralim/

"Bu sonuçlarda sadece istifa eden teknik direktör Frank Rijkaard mı suçlu? Sizin hiç mi suçunuz yok?'' sorusu üzerine Sezgin, "Bu bir takım oyunu. Ben de bu takımın içindeyim ve mutlaka benim de hatalarım olmuştur. Bu sorumluluğu ben paylaştım. Aciklamasini yapmis sayin Sezgin. `mutlaka benimde hatalarim olmustur` demesi kendi hatalarinin ne kadar kulubu incittiginin farkinda olmadigini, ve sucunu zar zor kabul ettigini gosteriyor. Oysa ki takima oyuncularin hepsini getiren sendin. Bu oyuncularin Galatasaray'da oynayacak kalitesinin olmadigi bilmekte senin gorevin. Simdi kesin gecen sezonun basarisizligini Haldun Ustunel'in calismalarina atacaktir bu adam. Halbu ki Haldun Ustunel, ruyalarimizda bile kendi kulubumuzde goremeyegimiz oyunculari getirdi, hayallerini kurdugumuz teknik direktoru getirdi. Barcelona'da binbir basarili bir performans sergileyen Rijkaard'in bir gun Galatasaray'a gelecegini hangimiz dusunurduk? Tamam kimyasi tutmadi ama neticede o adam 1.5 sene bizim teknik direktorlugumuzu yapti. Belki o oyunculari sevmedi, belki oyuncular onu sevmedi bilemiyorum...

Başkanla ne ilişkisi var?" denildiğini hatırlatan Sezgin, "Biz başkan Polat'la kader birliği yaptık. Uzun yıllar beraber çalıştık, ailece görüşürüz. Şimdi kendisi benim başkanım, birbirine inanmış iki insan dışında hiçbir ilişkimiz yok" şeklinde konuşmuş
Olaya bak ya! Sizin aranizdaki arkadasliktan Galatasaray kulubu ne ya! Arkadassaniz bu kulup catisi altinda degil, arkadas ortaminda bir araya gelirsiniz. Adnan Polat'la aralarinda olan bu "bağın" sadece arkadaşlık olduğunu hiç düşünmüyorum. Galatasaray kalitesinde bir oyuncu olmadığı kariyerine bakılarak bile anlaşılan, kariyerlerinin artık sonlarına gelmiş adamları Adnan Polat nasıl olurda kabul eder? Bunun altında bir iş var, eminim bu dönem içerisinde 4. sınıf bir oyuncu olsa onuda Polat kabul ederdi. Arada "anlaşılması güç" bir "durum" var. Bu bağ sadece arkadaşlık bağı değil, arada başka "bağ"lar var.... Üzüm bağı olmadığı kesin.

"Bu sene transferin hepsi Rijkaard ile konuşularak alınmıştır. Teknik direktörümüzle görüş alışverişi yaptık ve bir liste hazırladık. Oyun kurucu için bizim ilk sıramızda CSKA Moskova'da oynayan Honda vardı. Kulübü 14 milyon avro istedi. Bütçemizi aştığı için diğer tercihlerimize yöneldik. Bu mevkide ikinci tercimiz Van Der Vaart, üçüncüsü Misimoviç, bir de İbricic vardı. Bu isimleri aramızda tartıştık, beraber kararlaştırdık." Ya olaya bakın! Yok efendim birinci tercihimiz şu, ikincisi bu diyor adam ya! Ya Adnan Sezgin! "SEZGİ"lerin seni yanıltıyor olacak. Van Der Vaart'ı Honda'nın arkasında 2. seçenek yapan bir adamın ben aklından şüphe ederim. Honda'da iyi ama yani VV Venlo'da oynamış bir adam ardından Rusya gibi ona buna çok para veren bir ülkeye gitmiş adamı, sen nasıl kulüp ve milli kariyeri müthiş olan bir adamın ardına koyarsın. Zaten getire getire de ancak 3. seçeneği getirmişsin, o da herhalde transfer yaptım demek için. E yaptında ne oldu? Gördük Misimovic'i... Oynadığı hiç bir maçta bir işe yaramadı... Yarayacak gibide durmuyor. Yok efendim Hagi şimdi Misimovic'in üzerinde duracakmış... Ya dersan ne olur? 10 numara üzerine oynanan futbolu fener dışında kim oynuyor artık? Modern futbol tek adam üzerine mi kurulu olur? Hem takımın önceliği 10 numaramıydı? HAYIR! Ön libero... ÖN kelimesi ile ON arasındaki harf farkı Sezgin'in aklını karıştırmış olacak herhalde. Zaten kendisi çok aydın bir adam değil. On anca biz ayda 60bin TL veririz...

"Rijkaard'ın isteği transferleri yaptıklarını anlatan Sezgin, "Çağlar en fazla istediği isimlerden birisiydi, biz de gittik aldık. Mehmet Batdal'ın bantlarını kaç kere izlettik. Pino ile ilgili her türlü araştırmayı yaptık. Özellikle istediği futbolculardan biriydi" diye konuştu." Sezgin bombalar ardında bombalar patlatıyorsun. Çocuk mu kandırıyorsun sen? Pino'yı Yılmaz Vural'a göstersen o bile kabul etmezdi Pino'yu. Barcelona'da teknik direktörlük yapmış bir oyuncuya Pino'yu göstereceksin de "Tamam" diyecek. Bırak bu işleri! Kendi çıkarların için getirdin Pino ve Cana'yı!

"Artık konuşma kararı aldığını belirten Adnan Sezgin, "Artık konuşmam gerektiğine inandığım için konuşuyorum. Ben de çok hata yapmış olabilirim. Futbolun içinde bizim konumumuzda olan insanlar her zaman doğru karar vermek zorunda. Ama yüzdeye bağlı olarak değişebiliyor. Eğer yanlışların yüzdesi fazlaysa başarısızsınız demektir" dedi." Yanlışların yüzdesi tabiikide fazla! Baksana bir sezon zar zor Avrupa'ya gittik, bu sezon Avrupa'nın "A"sını telafuz edemeden geri döndük!

"Geçmişte sarf ettiği, "Bu transfer tez konusu olur" sözünün o gün için doğru olduğunu belirten Sezgin, "O zaman Galatasaray bir yeniden yapılanma sürecine girmişti. İki sene içinde bu kadar transfer yapıp da milli takıma 8 oyuncu veren bir takım haline gelmişseniz başarılı olmuşsunuzdur demektir. Biz o zaman ikinci ligden, üçüncü ligden aldığımız futbolcuların milli takıma gittiği bir süreç yaşadık. O zaman söylediğim söz doğruydu" dedi." Ne tezi? Senin yazacağın tezi bırak profesörler kurulu, öğrenciler kurulundan geçmez. Tez yapıp, tezini bir sınıfta sunsan herkes sana güler. Başkalarının başarısını kendine yorma! Başarısızlıkları yormamayı biliyorsun..

"50 BİN LİRA İÇİN 3 GÜN PAZARLIK YAPARIM" bu yüzden zaten takıma adam gibi oyuncu kazandıramıyorsun. Ne rakkam verseler o kadar altınu sunuyorsun ki seni kapı dışarı ediyorlar.

Galatasaray kulubünün en başarısız dönemine imza atan Sezgin ve Polat kulübü daha kaç sene geri götürmeyi planlıyorlar acaba?

Thursday, October 28, 2010

CUMHURIYETIMIZIN 87. YILI KUTLU OLSUN




CUMHURIYETIMIZIN 87. YILI KUTLU OLSUN! NE MUTLU TURK'UM DIYENE!

Adnan Sezgin Bu aksam 21:00'de GSTV'de Bilinmeyenleri Aciklayacakmis...




Ya Adnan Sezgin kardesim! Bilinmeyen bir sey yok ortada, senin oyuncu secimlerindeki beceriksizligini bu sezon hazirlik maclari dahil, her mactaki performanslarindan gorduk. Ozellikle yabanci oyuncu secimlerindeki beceriksizligin tartisilacak gibi degil, bunun yani sira ikna yeteneginde yok... Olsa kulubumuze Cana'yi degil Kallstrom'u getirirdin, Pino'yu getirene kadar cok daha iyisini bulur getirirdin, kalemizde adam gibi bir kaleci olurdu ama olmadi.

Simdi sen cikip TV'de ne diyeceksin ki? Bos laflar sarf edecegine, canli yayinda istifani ver, bak iste o zaman GSTV'de en buyuk ratingini alacaktir...

Hagi Ve Tugay'la 2000'in Galatasaray Ruhu Geri Gelir mi?





Takimimizin kayip ettigi Galatasraay ruhunu kazanmasi uzun surecektir. Kendilerini bir kulubun futbolcusu olarak degil, o kulubun parcasi olarak gormeleri gerekiyor. Hagi ve Tugay liderliginde kazanmis oldugumuz onlarca basarinin tekrarlamasi icin, onlarin zamaninda gostermis oldugu ozveri ve gayreti sarf etmek lazim. Ligde 9. siraya kadar gerilemis olan, son haftalarinda surekli puan kayip etmis olan, Avrupa'dan elenmis olan bir Galatasaray'in bu basarisizliklarla cokmesi degil, tekrar dirilmesi gerekmektedir. Ben Hagi ve Tugay'in bu ruhu kazandiracagindan eminim, fakat teknik direktorluklerinden emin degilim, ama ruhu kazanirsak zaten teknik direktorun bir sey yapmasina gerek kalmaaycak, futbolcular sahaya kazanmak icin cikacaklardir.

Wednesday, October 27, 2010

Lazerciye 1500 TL Ceza!




Hani fenev macinda bir lazevci vavdi ya.... kendisi yakalanmis, ve 1500 TL pava cezasi yemis. O kadav kamevanin oldugu stadyum da, sen hele ki en yukavilavda otuvuyovsan, nasil bir akilla sahaya lazev tutavsin? Hem de en uzun mesafeli olanlavindan....

Bu lazev isine nasil son vevilecek bilemiyovum ama bu tip cezalar hevhalde insanlavin akillavini baslavina getivecektir.

Lazevcinin butun hevesi kuvsaginda kaldi hevhalde.... Hem hayattaki tek emeli olan Galatasavay'i yenemedi, hem de uzevine 1500 TL ceza yedi.... Bu komedi degilde ne yani...

Fatma Nine Formaları Satışa Sunulsun!




fenev maçı öncesindeki hafta Ankaragücü'ne verilen 3 puanlık maçı izlemeye gelen 105 yaşındaki Fatma Nine'yi hepimiz hatırlıyoruz. Galatasaray'ımız kadar eski olan Fatma Nine o çimlerin üzerine çıkmış, ve belki bu uzun hayatında Atatürk'ümüzün Cumhuriyeti kurduğu günden sonra en güzel gününü yaşamıştır. Bu organizasyonu gerçekleştirenleri canı gönülden kutluyorum, Adnan Polat ara sıra doğru işler yapıyor, daha öncede KEYTA vardı hatırlarsınız, ama o da şimdi unutulmuştur herhalde.

Fatma Nine sahaya çıktığı gün herhalde bu kutsal formayı giyen futbolcularımızdan daha büyük bir heyecan yaşamıştır. Artık Ali Sami Yen'i halısaha gibi görüp, halısaha performansı sergileyen futbolcularımızdan pek ümidim yok. Fatma Nine gibi kişilerin Glatasaraylılıklarının futbolcumuz tarafından örnek alınması gerektiğine inanıyorum. Onlar bir çok vatandaşın hayallerini kurduğu formayı giyip, sahada takımı temsil ediyorlar, ama umurlarında değil.

Ne dersiniz Baros'un yokluğunda forvette Fatma Nine'ye Baros'un yerini versek mi? Pino'dan daha kıvrak değildir, ama belki son vuruşları daha iyidir.

TT Arena Kuzey Tribunu Kanatlandi



Pegasus havayollari, Galatasaray ile TT Arena'nin kuzey tribunune ismini vermek uzere sponsor anlasmasi imzalanmis. Bu gayet guzel bir gelisme. Adnan Polat kulubu soktugu borc bataginin altindan, her seye sponsor verdirerek borcu kapatmaya calisiyor. Tabii bu sponsor pesinde kosmasi sirasinda Galaatsaray'in kurucusu Ali Sami Yen'in adini unuttu! Her seyden once stada nasil Seyrantepe adi verdirirsin! Ali Sami Yen adini tekrar kullanirsin, stadin adi Turk Telekom Ali Sami Yen Stadi olur, neymis Arena... Basket mi oynuyoruz? Hokey mi?

Herhalde borçları bu sponsorlardan alınan paralarla kapatacak, kulüp 2-3 sezon sıfıra sırfır kalacak, sonra para kazanmaya başlayacak. Nasıl bir planlama bu anlamadım... Hazır satmışken kalelerin de isimlerini sat, mesela sol taraftaki kale Eti kalesi olsun, solda ki Ülker kalesi... Böylelikle rekabetide göz önüne serersin iki firma arasında ki, veya ne bileyim biti Coca Cola olur, diğeri Pepsi. Allah Allah ya... Barı Güney tribünüde THY trinünü olsun...

Belki cogu insani bu isim rahatsiz etmiyor, ama beni cok rahatsiz ediyor. UltrAslan kurucularindan Alparslan Dikmen'in adi bile tribunlerle anilirken, bu kulubu tirnaklari ile kaziyarak kurmus olan Ali Sami Yen'i ve diger kurucularimizin isimlerini nasil ölümsüzleştirmezsin....

Ne kadar gereksiz bir post oldu değil mi :) Maksat muhalefet olsun....

Tuesday, October 26, 2010

Serdar Ozkan'in Nefes Kesen Yeni Evi!




Serdar Ozkan oyle bir eve tasinmis ki herkesin nefesi kesiliyor! En yuksek konforda, en yuksek kalitede malzemelerin kullandigi bu ev gercekten harikaymis! Bildiginiz uzere Galatasaray'imizin en yetenekli ve en etkili oyuncusu olan Serdar Ozkan'in isteklerine kulubumuz hemen cevap verir. En son ev istemis, bizimkiler de ona evi tahsis etmis. Arabanin yani sira, metroyada ulasimi kolay bir yer, gayet merkezi bir alanda yer alan evi gercekten herkesin hayalini kurdugu cinsten.

Hatta o kadar ki Amerika'dan MTV'nin unlulerin evlerini gosteren programi Cribs'den bile gelmisler. Bende hazir resmini bulmusken sizlerle paylasmak istedim.

Bu evin 11 tane koltugu, yerden isitmasi bulunuyor, ayni zamanda uzerinde koruyucu bir catis var ki Serdar'cigimizin basina yagmur damlasi dahi deymesin.

TT Arena'da Saha Olustu




TT Arena'nin kaleleri de koyulunca artik saha iyice ortaya cikti. Bakalim bizi bu stadyumda ne gunler bekliyor.

Bu sezonki kotu performans her ne kadar Galatasaray'lilari memnun etmese de yeni bir stad olmasi heyecani hala taraftarin icinde. Yeni tasindigimiz bir eve nasil heyecanla gidiyorsak, yeni stadimizada ayni heyecanla gidecegimiz kesin.

Monday, October 25, 2010

A2'de Galip Gelmisiz.



17 yas alti, yani A2 liginde Galatasaray'imiz fenevbahceyi 1-0 yenmisler. Demek ki onlar abileri, hatta amacalari yaslardaki adamlar kadar korkmuyor fenevden.

10 senedir suregelen bu korkuyu hala anlamis degilim, cikip Avrupa'larda dev takimlara kafa tutarken, Avrupa'ya ciktidigi taktirde normal bir takim olan fenevden bu kadar cekinmenin anlami nedir?

Yok efendim 10 senelik buyu bozulmus-mus. Ya ne buyusu! Burada Sermet Erkin'mi var bir buyu diye tutturmuslar, kendilerine aslan diyorlar, formalarina aslan resimleri diktiriyorlar ama karsilarina cikin kucuk kusun "cik"inden cekiniyorlar! Vallahi anlamasi guc.

Simdi 17 yas altindaki cocuklar, akranlari olan kanaryalari yeniyorsa siz neden yenemiyorsunuz 10 senedir? Tabii neticede 17 yasindaki takimla profesyonel kulup bir olmaz ama isim ayni, forma ayni. Kucuk yastan yenmeye baslasinlar da ileriye donuk olumlu sinyaller versinler.

Beraberligimize sevinin Galatasaray'li cogunluga, "Bari A2'nin galibiyetiyle sevinin" demek istiyorum, oysa ki sevinmek degil uzulmek gerekir...

Bir Eziklik Tezatı: Volkan Demirel




Bir varmış, bir yokmuş yıllardan 1981 yılında Türkiye'nin İstanbul şehirinde bir çocuk dünyaya doğmuş, çocuğun adı Volkan konmuş. Bu Volkan futbola meraklıymış, kaleye geçmiş, bakmış yeteneği varmış, Kartalspor'da oynamaya başlamış, arından 2002'de fenevbahceye transfer olmuş. Burada Rüştü abisinin sakatlığından yararlanarak kaleye geçmiş.

Neyse hayat hikayesini bırakalım. Türkiye'de Volkan Demirel'den daha ezik bir futbolcu varmıdır? Herhalde yoktur. Her maçtan sonra çıkıp karşı takımı aşağılayan açıklamalar yaparak, kendini yüceltmeye çalışır. Hayatı Galatasaray'ı yenme üzerine kuruludur, Galatasaray'ı yenemezse rahat uyuyamaz. Sadece kulüp takımlarında değil, milli takımdada daima profesyönelliği bir yana bırakıp takımını yanlız bırakmayı çok çok iyi bilir.

Bir kaç sene önce Lincoln'ü reklam panolarına sıkıştırarak acımazsızca attığı tekmeyi kim unutur ki? Panonun sesi TV'den duyulmuştu. Geçen sene ahlak kuralları dışında Galatasaray maçı sonrası elini şortuna koymasını kim unutabilir ki? Poposu ile top durdurup karşı takımı rencide edecek hareketlerini kim unutur? Bunların hepsi Galatasaray maçlarında gerçekleşmiştir. Oysa ki daha toy zamanlarında Taffarel'in Henry'nin kafasını kurtardığı zaman "vay be bende onun gibi olmak istiyorum" dememişmidir? Dememiş olması imkansız! Türkiye'deki her kaleci demiştir. Ardından Galatasraay maçı sonrası çıkıp Arda'yı hedef alan "delikanlı" açıklamarını kim unutur? Nedir bu Galatasaray nefretin? Kıskanıyorsun herhalde.

Lincoln, Volkan'ın sahip olamadığı sevgilisini ayartmıştı hatırlatırım, o günden süre gelen bir nefret bu herhalde. Daima Galatasaray'ın üstünlüğü altında ezilecek olanda Volkan'da.

Dün Galatasaray maçından sonraki "beraberlik skorumuzla rakibimizi sevindirdik" açıklamalarının aynısını Beşiktaş maçından sonra da yapmıştı. Volkan içindeki endişesi dışarıdan belli olmasın diye daima kendisini delikanlı gösterecek açıklamar yapmaya çalışıyor ve komik duruma düşüyor.

Oysa maçtaki endişesi yüzünden okunuyordu, sadece Volkan'ın endişesi değil, seyircilerin endişeside yüzlerinden okunuyordu, dua eden seyirciler TV'de maçı izleyenlerin gözünden kaçmamıştır. Ah Volkan ah! Sana sadece "yazıııık" yakıştırması yapabiliyorum.

Güzel arabalara binmekle, büyük paralar kazanıp, güzel evde oturmakla adam olunmuyor. Senden iyi olanları örnek al. Türkiye'nin en iyi kalecisi olduğunu düşünüyorsun ama yanılıyorsun, arkanda seni kovalayan Beşiktaş'lı Cenk var. O seni milli kaleden etsinde gör gününü.

Maçla Degil, Başarıyla Süre Gelen 100 senelik Üstünlük...



Dun oynanan derbi macinda gorduldu ki oyuncularin problemi Rijkaard'laymis. Rijkaard'in gidisinin hemen ertesinde hemde en onemli oyuncularin eksik olmasina ragmen oynanan futbol gercekten goz doldurdu. Anlasilan o ki futbolcular kendi kafalarinda Rijkaard'i gondermek icin bir plan yapmislar ve bunu basarilica uygulamislar. Sami Yen'de oynanan Ankaragucu maciyla Saracoglu'nda oynanan fenev maci arasinda gercekten daglar kadar fark var.

Benim bir cok kez beceriksiz diye nitelendirdigim Pino bile dun gayet iyi oynadi. Hatta Galatasaray'in herhalde en etkili oyuncusuydu. Yaninda Baros olsa eminim durum cok daha farkli olurdu, fenevin defansini tek basina alt ust etti, ne Yobo ne Lugano rahatca hareket edebildiler. Macin daha ilk 15 dk'si icerisinde Galaatsaray'in cizgiden cikarilan topuda Pino'nun sutundan gelmisti. Gokhan Gonul fenevi resmen ipten aldi. Bu performansi ile Galatasaray, o top cizgiyi gecseydi rahat 3 puani alirdi. Ilk yarida kotu oynadi diyebilecegimiz gercekten hic bir oyuncu yok. Herkes elinden gelenin en iyisini, kapasitelerinin yettigi kadar ortaya koydu. Lorik Cana'yida defansif yonde ben dun gayet begendim, fakat biraz daha sahada kalsa kesinlikle kirmizi kart gorurdu.

Aykut'a nerdeyse hic top gelmedi. Aykut kaleciligin gerektirdiklerini uygulari yani ona 10 uzerinden puan vereceksen 6 verebiliriz. Ne cok iyi ne cok kotu.

Sabri gayet iyi oynadi ve kendi kanadini ataklara kapadi, ama ileri cikislarinda yine cok etkisizdi, Allah'tan onunde Elano vardi da sag kanat hic aksamadi. Stoch'a resmen adim attirmadi. 10 uzerinden 7.

Neill, Niang'i tutmakta zorlansa da ustesinden gelmeyi bildi. Paslari yerindeydi, pozisyon almasi dogruydu, hatasiz oynadi. Kirmizi kartlik bir cok pozisyonunu hakem es gecti. 10 uzerinden 7.

Servet, suratinda o rahatsiz edici maske olmasina ragmen yeri geldiginde Niang'i, yeri geldiginde Dia'yi, yeri geldiginde Alex'i durdurmayi gayet iyi becerdi. 10 uzerinden 8.

Hakan Balta eski performansina geri donmus gozuktu. Ileriyede cok cikti, sol kanadi cok etkili kullandilar. Ayhan'la gayet iyi anlastilar. 10 uzerinden 8.

Ortasahada Ayhan kanada yakin oynadi bilgilimiz oyununu sergiledi. 10 uzerinden 6.

Lorik Cana, defansif olarak cok iyi bir performans sergiledigini dusunuyorum. Sert mudahaleleri ile resmen ortasahadaki fenerlileri dovdu. Onlarda bir muddet sonra korkarak geldiler, ve etkili olamadilar. Oyuna teknik hic bir katkisi yoktu ama mucadele olarak katki sagladi. Umarim Marsilya'daki, Sunderland'deki gibi oynamaya baslar, yoksa devre arasina cok az kaldi, aninda sutlanir. Hala Mehmet Topal'i cok aratiyor. 10 uzerinden 7.

Misimovic, top ayaginda oldugu surece iyi oynadi, ama top yokken hic bir sey yapmadi. Kornerleri gayet iyi kullandi. Yani Galatasaray'in Alex'iydi. 10 uzerinden 6.

Mustafa Sarp, mucadeleci oynadi, fakat Lorik Cana kadar etkili degildi. Sadece mucadele etti. 10 uzerinden 6.

Pino sahanin en etkili oyuncusuydu. Bir cok pozisyona soktu kendini, her sutu kaleyi buldu. Lugano ve Yobo'yu cok zorladi. Volkan'in odu her Pino'yu gordugunde agzina geldi, eminim mac sonrasinda bir tesekkur duasi etmistir. Volkan ve Pino resmen karsilikli tenis oynadilar.

Elano, Pino ile sahanin en iyilerindendi. Demek ki onu Brezilya milli takiminda oynadigi yere monte etmek lazimmis Rijkaard. Bunu anlamak icin Brezilya'nin Dunya Kupasi maclarini izlemenin Rijkaard'a yeterli olmasi lazimdi. Belki yonetim satacagini dusunerekten oynatmadi o kadarini bilemem.

Dunku mac supriz oldu, eminim bahis oynayan bir cok kisinin de kuponunu yatirmistir. Hagi bu maca teknik direktor degil agabey olarak cikti, Tugay'da ayni sekilde. Demek ki dogru sekilde motive etmis takimi. Teknik direktorlugu onumuzdeki macla baslayacak. Simdiden bir sey soylemek cok erken.

Macin sonlarinda genc oyuncular Emre Colak, S. Kurtulus'u ve Baris'i oyuna almasina hic anlam veremedim ama herhalde iyi mucadlee eden Cana, ve Pino'yu yormamak istedi, dahada usengec oynayan Misimovic'ide aklini basina alsin diye yedege cekti.

Dun beraberlige sevinen degil, uzulen taraf Galatasaray'di, muhterem fenerv kalecisi Volkan yine sacma sapan bir aciklama yapip, "rakibimizi beraberlige sevindirdik" demis, ama her pozisyon sonra yuzundeki endisesi zaten ne oldugunu gosteriyor. Boyle sacma bir aciklamayi da kendini delikanli olarak gosterme cabasi icerisinde yaptigini dusunuyorum. Lincoln bunun sevgilisini calmisti, o gun-bugundur Volkan Galatasaray'a karsi cok fena bileniyor. Bu arada emjnim maci TV'de izleyenlerin gozunden dua eden fenevli taraftarlar kacmamistir, Allah'a dua ediyorlar ki onlari Galatasaray'a karsi bir gunluk bile olsa iyi kilsin, ama sizin ustunlugunuz belki sadece 1 gun surer, ama Galatasaray'in size ustunlugu tam 100 senedir suregelir. Muzenize bakin gorursunuz fenevlilev.

fenevin oyuncusunun, taraftarinin ve yonetiminin hayattaki tek emeli Galatasaray'i yenmektir, dolayisi ile hep yenerler, insanin hayatinda tek bir amac olunca, o amaci yerine getirmek cok da zor olmuyor. Oysaki Galatasaray icin oynanay fenev maclari sadece derbi macidir, diger maclardan tek farki daha cok taraftari sahaya cekmesidir, bizim icin kupalar maclardan onemlidir.

Saturday, October 23, 2010

Baros Yok... Kewell Yok... Arda Yok... Demek ki Gol Yok...






Evet hezimete hazirmiyiz arkadaslar? Son 20 senenin en kotu Galatasaray'ini izlerken hepimizde "ee peki ya fener maci ne olacak?" diye bir soru vardi... Ben ne olur bilemiyorum ama gol olmayacagi kesin... Baros'suz, Kewell'siz, Arda'siz bir Galatasaray'da kim gol atar?

Gelci kadromuzda dunyaca unlu yildizlar var, mesela Arnavutluk'un en iyi oyuncusu Cana, valla onunde kimse duramaz, onlibero niyetine herkesi darmadagin eder. (tabii ki saka)

Aaa en onemli kozumuz Pino. Sihirbaz lakapli oyuncumuzun buyusunun ne kadar etkili oldugunu gorduk... (Tabiikide saka)

Ibrahimovic'imiz var ya unutmayalim... Mehmet Batdal... Muhtesem bir forvet, ileride Hakan Sukur'un yerini kesinlikle alacaktir (saka)

Hagi ve Tugay'in ilk maclarini fener karsisinda verecek olmalari onlar icin buyuk talihsizlik. Gelci boyle bir Galatasaray'in basina gelmis olmalari talihsizlikleri, herhalde kariyerleri baslamadan bitecektir. Bir de Galatasaray'in en onemli ve enetkili 3 oyuncusunun oynamayamayacak olmasi (hani yeni saglik ekibimiz harikaydi?)dahada buyuk talihsizlikleri.

Bu sezon her sezondan daha buyuk bir hayalkirikligi yasayan biz taraftarlarin bugun icinde en ufak bir heyecan yok. Icimizdeki Galatasaray atesini sonduren Adnanlar ve Rijkaard şürekasına ne desek az... fener maçı öncesi, her ne kadar istatistikler fener üstünlüğü gösterse de Galatasaray taraftarının daima içinde bir derbi heyecanı olur, yani olurdu.

Türkiye'nin en büyük 2 takımı karşılaşacak, dünyanın en büyük derbilerinden biri oynanacak ama içimde heyecan sıfır.

Thursday, October 21, 2010

Bunada PES valla




Sporx.com sayfasinin kadrosu Galatasaray ve fenerbahceyi secerek PES'de mac duzenlemisler. Her iki takimida bilgisayar yonetiyormus. Skor 1-1 bitmis, Galatasaray'in golu Kewell'la 82. dk'da gelmis, fenerin golunu ise Insua 65'de atmis. Bir tane ahtapot vardi dunya kupasinda, bizimkilerde PES oyununu ahtapot olarak kullanmis anlasilan. Bakalim mac ne olacak...

Yumurtadan HAGI cikti ...



Derbi oncesi Rijkaard ile yollarini ayiran Galatasaray'imiz ilk olarak Fatih Terim'le iletisime gecmisler fakat o Turkiye'de bir takim yonetmek istemedigini ima ederekten bizi red etmis. Ondan sonraki adam Hakan Sukur dendi, bence Hakan Sukur kulubumuze teknik-kapsite veremez ancak iman gucu verirdi. Sadece hatiri var diye bir futbolcu takimin basina konulmamali, bakalim Tugay altyapidaki doneminde kazandigi tecrube ile derbiye nasil bir kadro cikaracak.

Derken Hagi ile anlasildi. Hagi Galatasaray'a ilk gelisince kotu bir sezon gecirmistik ama fenerbahceyi kupada 5-1 yenmistik. Eminim ki Hagi'de kenarda en az oyuncular kadar sevinisti. Hagi'nin Galatasarayliligi ve futbolculugu kesinlikle tartisilmaz, ama teknik direktorlugu maalesef oyunculugu kadar basarili olmadi, bakalim belki Galatasaray'dan ayri kaldigi donemde kendini egitmis ve iyi bir teknik direktor olmustur.

Oyle veya boyle I LOVE YOU HAGI! Yuvana tekrar hosgeldin!

Wednesday, October 20, 2010

Rijkaard Hem Takimi Batirdi Hem de Kulubu Batiracak...



Bize son 20 senenin en kotu 2 sezonunu yasatan Rijkaard giderken cok sevgili muhterem yardimcisi Neeskens ile beraber, Ispanya basinina gore 5, diger basin kaynaklarina gore 3.5 milyon Euro tazminat alacakmis. Bir hesap yapsak herhalde Rijkaard'in bize kazandirdigi 1 puan karsiligi 39.00 Euro verilmis oluyor Rijkaard'da. Gecen sezonun ortasindan perki berbat bir performans sergileyen oyuncularimizin ozel hayatlarida bundan etkilendi. Turk oyuncuyu basi bos birakirsaniz o da mac oncesi gece alemlerine gider, ornegi cok. Turk futbolcusunu dizginlemek icin disiplin lazim, bu disiplini ne Rijkaard ne de yonetim saglayamayinca oyuncularda saha icerisinde disiplinsiz tavirlari ile bir cok puana mal oldu.

Gule Gule "GIT"




Rijkaard ile yonetim karsliklik sozlesmeleri feshetmisler.... Hadi gecmis olsun... Bundan sonra gelecek antrenorden ne fayda alinir bilmem ama Adnanlarin calismalari yine sonucsuz kalacaktir....

Galatasaray'i Imha Plani Semasi





Galatasaray'i imha plani.

Tuesday, October 19, 2010

Krallardan Kral Begen!





Evet arkadaslar... Hagi mi? Hakan mi? Bu iki isim Galatasaray'a cok sey katti. Fakat Hagi'nin daha once Galatasaray'daki antrenorlugunun basarisizligini hatirliyoruz,ayni sekilde Romanya'dada denedigi kadarinda basarili olamadi. Zaten Hakan Sukur'un antrenorlugu sadece yorumculukla sınırlı. Polat yıne yanlış seçimleriyle yine takımı altüst edecek gibi duruyor.

Monday, October 18, 2010

105 Yasindaki Nine Bile Sizden Iyi Oynar!






Tek kelimeyle rezalet! Sen kendi sahanda nasil olurda 4 gol yersin! 4 yersende nasil 5 atamazsin! Boyle bir acizlik, boyle bir rezalet bunca yillik Galatasarayliligimda gormedim! Kimin ne oynadigi belli degil! Herkes kendi kafasina gore takiliyor bir seyler yapiyor! Milyon Euro'luk adamlar 5 kurus etmiyor!

Teker teker elestirmeyecegim ama hepsi rezalet. Boyle bir taktik nerede var Rijkaard? Senin defansin cok mu iyi onde baski uyguluyorsun! Bak ne oldu... Ayni golleri yedin. Git artik birak yakamizi, dus pacamizadan! Al Adnanlarida nereye gidersen git, yeter ki bizden uzak olsun.

Topa vurmayi, kosmayi beceremeyn adamlara 8 milyon Euro verip kulube getiren adamlarla bu kulup bir yere varmaz! 5 para etmez Pino ve Cana'yi al basina cal, yuru git kardesim ya. Koskoca camia Galatasaray, ama kucuk durumua dustuk, rezil olduk!

105 yasinda olan sizden daha fazla ruh tasiyan ninemizi sahaya koysak Baros'la harika bir ikili olurlardi herhalde. Baros'a tesekkur ediyorum, gerisini ise siddetle kiniyorum....! Hic birini yakismiyorsunuz bu formaya! Ayip!

Hala cikip Rijkaard konusunda tam karar aciklanmiyor. Kovacaksiniz ama kovamiyorsunuz degil mi! Kim bilir kac milyon Euro tazminati var adamin... O da neden gitsin ki, hic bir sey yapmadan 2,5 milyon Euro'tu goturuyor!

Wednesday, October 13, 2010

aziz Basını Çekin Elinizi Arda'dan...





Biz yeri gelir futbolcuyu eleştiririz, özel hayatın çoğu zaman kıskandığımızdan dolayı eleştiririz, fakat hiç bir zaman eleştiri ve terbiyesizlik arasındaki çizgiyi aşmayız! Fakat aziz basınının bir numaralı isimlerinden biri olan Erman Toroğlu en son yazısında Arda'nın sakatlığının sevgilisiyle olan cinsel yaşantısından dolayı ilerlediğini öne sürdü... Bir de üzerine Arda ve Sinem Kobal'ın resmini koyaraktan... Erman Toroğlu'nu daha önceden Ümit Karan'ada aynı tür bir yorum yöneltmişti.

Kardeşim! Kıskanmayın! Türkiye'nin en iyi futbolcusu sarı-kırmızı giyiyor diye onu alçaltmaya, onu bozmaya çalışmayın! Zaten rengini belli eden spor yazarlarından dolayı spor basınına artık güvenilmiyor! Acaba aynı sakatlık Semih'de, Gökhan Gönül'ed, veya Volkan Demirel'de olsa yine böyle bir yaklaşımı olurmuydu Toroğlu'nun... Ben sanmıyorum!

Tuesday, October 12, 2010

Bunuda Becerdin Hiddink!




Azerbaycan'i bile yenemedik! FIFA siralamasina gore konusmayi seviyorsun, al sana Azerbaycan 104. sirada! Buna ne diyeceksin?

Macin en hatalisi tamamiyla sensin. Cikarttigin ilk 11, beceremedigin antrenmanlar, bir araya getiremedigin ruhsuz bir takim! Bunlarin hepsinin sorumlusu Oguz ve sensin!

Ozer'in ne isi var ilk 11'de! Yine 45 dakkikayi 10 kisi oynadik!

Mactan sonra Emre ve Hamit'in aciklamalari her seyi ortaya seriyor zaten. Her ikiside buyuk hayal kirikligindan bahesiyor, her ikiside takim icinde kenetlenme olmadigindan bahsediyor. Emre'nin mac boyunca suratindaki ifade, Turkiye'de onlari izleyen 70 milyon Turk vatandasinin ifadesi ile ayniydi.

Milli takimin butun oyunculari is yapmaktan kaciyor, adeta useniyorlar, topa vurmak bile onlara zor geliyor. Turk futbolunun dususu milli takimlada devam ediyor...

Arda Sinema Kapatirsa, Guti Tabiikide Gece Kulubu Kapatir!




Arda'nin sinema kapatmasi Turkiye'nin gundeminde hala konusuluyorken, Guti'nin izin sirasinda Ispanya'ya gitmesi ve sevgilisi icin bir gece kulubu kapatmasina ne diyecegiz? O Guti'dir yapar mi diyecegiz? Yoksa Sessiz mi kalacagiz? Hadi basini gorelim bakalim kimse bu konuyu bugunden sonra gundeme getirecek mi. Ben hic sanmiyorum cunku Guti yabanci, cunku Guti sari-kirmizi formayi giymiyor....

Hiddink Bu Maci Kayip Edersen Bence Azerbaycan'dan Geri Donme




Almanya ile oynadigimiz maci Hiddink'in takimi iyi hazirlamamasi nedeniyle aldigimiz 3-0'lik kayip ettik. Milli takimin acizligi futbolumuzu resmen 20 sene oncesine tasidi. Eger de olurda Azerbaycan gibi kolay bir ekibi de gecemezsek Hiddink zaten istifa etsin gitsin. Takimin basina gecmis oldugu zamandan beri takimda en ufak bir ilerleme yok, Kazakistan maci ölçü alınacak bir maç zaten değil, Belçika maçını da nasıl zorluklarla kazandığımızı biliyoruz. Bunun üzerine hazırlık maçlarında aldığımız kötü skorları da eklersek Hiddink'li milli takımda en ufak bir ilerleme olmadığını zaten görüyoruz.

Bu akşam Hiddink'in kadroda değişiklik yapması bekleniyor Hakan Balta, Tuncay ve Semih'li bir 11'le başlayacakmış.

Bu maçı kazanmak çok önemli. Kazanmadan bence Hiddink'de milli takımda Türkiye'ye dönmesin. Gözleri sadece para gören oyuncularımızın da Almanya maçlarında yaşamış oldukları utancı memlekete bir daha yaşatmaması lazım.

(resimler fanatik.com.tr'dem alınma)

TT Arena Mucizesi Baptista...




Transfer sezonu boyunca Baptista'nin pesinden kosan fakat imzalamayi beceremeyen transfer komitemiz yine bu isime yonelmis, ve onu TT Arena acisilina yetistireceklermis. Adam bizi begenmedi, gelmedi, biz yine onun pesinden kosuyoruz, hey gibi koca Cimbom, Avrupa'nin 2. sinif forvetleri bile artik seni istemiyor. Istese de zaten paramiz yok o da ayri mesele. Bizler Adnan Sezgin onderliginide kulubumuzu 2. sinif degil 3. sinif yabancilarla doldururuz. Haldun Ustunel gibi Kewell'i, Baros'u getirmeyi beceremeyiz, aman bu adamlari da kacirmayalim.

Peki Baptista gelse ne yapacak? Yillardir bir Baptista sevdasi var, sebebini bende anlayamadim, gittigi kulupler zamanla kuculen bir futbolcu, nesine guvenilip milyonlar onune yigiliyor anlamadim. Bu da sansli futbolculardan, ayni Elano gibi, ederinden fazla yerlerde top kosturmayi bir sekilde becermis bir isim.

Kim bilir Galatasaray'a gelse neler isteyecek, ayni Quaresma gibi arabasindan tutun, evine kadar her seyi bizden talep edecek. Acaba bu tip taleplere Avrupa kulupleri ne diyor? Bizler tamam deriz de, Avrupali bu talepleri olan oyunculara "hadi evladim baska kapiya" diye elinin tersi ile iter.

Monday, October 11, 2010

Sol Kanadi Aydinlık (Pardon Karanlık) Günler Bekliyor ...




Arda'nın uzun süreli sahada olmayacak olmasından sonra Rijkaard yeni Arda'sını bulmuş, okuduğum kadarı ile Aydın yeni Arda'mız olacakmış. Ey Rijkaard! Soruyorum sana, bir oyuncu 4 senedir aynı kulüpte ise, ve hala istikrarı yedek olarak dahi yakalayamamış ise o oyuncunun bırakın ilk 11'i Galatasaray'da işi ne? Nasıl bir mantıkdır seninki? Aydın'da görüyorsun, Hiddink'in manevi oğlu Özer, seninki Aydın mı? İki Hollandalı kendinize birer Türk futbolcu mu evlat edindiniz nedir?

Aydın'ın Galatasaray'a ne bir katkısı olmuştur, ne de olacaktır. Kewell'in ayakkabısının kramponu bile olamaycak bir oyuncuyu, Kewell'ı kesip kadroya koyarsan yazıklar olsun sana, o zaman işte istifa fermanını imzalamış olursun.

Sunday, October 10, 2010

Arda ya 1 ya 4 Ay Olmayacak






Arda'nın Almayada yapılan ilk muayenesinde Dr. Ulrike Muschaweck Arda'nın sakatlığının, ilerlemiş fıtığa bağlı olduğu takdir de 20 günde ayağa kalkacağını, 1 aya sahalara dönebileceğini söylemiş. Bizim Dr. Murat Kunduracoğlu önderliğindeki müthiş sağlık ekibimiz bunun 4 ay olabileceğini söylemişti... Artık hanfisi doğru bilmemiyorum ama sanki, Türk doktorların geçmişteki hatalarından dolayı Alman doktorlara daha çok güveniyorum.

Servet Maskesiyle Dönüyor...







Servet'in sakatliginin ciddi olmamasi hem milli takimi hem de Galatasaray'i sevindirdi. 3-0'lik milli macta bile hata yapmamis olmasi ne kadar onemli bir defans oyuncusu oldugunu gosteriyor. Rijkaard'in sacma sebeplerden dolayi yedek biraktigi Servet, ona tepki olarak "yedek takimda oynamam" demesi sonucu Karabuk kadrosuna alinmamisti, bunun neticesi Gokhan Zan'in yetersizliginden dolayi Neill'ida bozmasi sonucu yenilgimizin en buyuk sebeplerinden biriydi. Servet'siz Galatasaray bir Galatasaray dusunulemez. Servet sakatligindan dolayi maske takacakmis, yani rakipler zaten iriligi ile korkutan Servet simdi bir de maske takacak, herhalde karsisina gelen oyuncular iyice korkacaklar...

2010 Ocak? 2010 Agustos? 2010 Ekım? .... 2011 Ocak




Polat harika çalışmaların neticesinde bize 1 sene geç stad kazandıracak olman ne güzel! Tabii hepsi senin suçun değil, TOKI'ninde büyük hataları var. İşi ucuzuna kaçıp Talu'ya verdiler, bekledik bekledik, zaten Arap ortaklı bir şirketten stabil bir iş çıkmazdı! Sonra güzel projeler yapıldı edildi-bu sefer de çatı yapılacaklardan çıkarıldı ki eminim o projenin en pahalı kalemide o açlır-kapanr tavandı. Bizleri 2010 başı diye heveslendirdin, baktın yetişmedi 2. yarı başı dedin, baktın o da olması şimdi Ocak diyorsun! Muhtemelen bu iş Ocak'da da olmaz anca 2. yarının ortasına yetişir, o da daha yollar biterse.

Her önünden geçişimde heyecanla stadı izliyorum, orada izleyeceğim maçları düşünüyorum. Bu stadda bir de yıldızlar topluluğu halinde mücadele edecektik, gelen yıldız dedğini adamlar hiç bir zaman parlamamış vasat futbolcular. Belki Misimovic'den bir şeyler çıkar, ama pek öyle gözükmüyor. Sözlerinden bir tanesini bari gerçekleştirseydin!

Aman Lucescu Yetis! Kurtar Bizi Şu Baris'dan!




Galatasaray'a Serkan Çalık berbaerinde ileride yıldız olacak vaadleri ile getirilen Barış'ın ilk sezonu dışında Galatasaray'da iyi performansı yok. Her maç gayriciddi tavırları ile dikkat çeken Barış'a Lucecu teklif götürmek için hazırlanıyormuş. Barış'da Lucesu ne görmüş anlayamadım ama ne top sürebilen, ne çalım atabilen, ene şıt çekebilen, ne de gayreti olman bir oyuncu olmadığını gördük. Her maç aldığı sarı kartlardan bunların cabası. Bunun yanı sıra, bazı gazetelerde yazılanlara göre maç sonraları gücünü gece alemlerine Ufuk'la beraber alkol ile kazanmaya çalışan bir oyuncu olması daayrı bir şey, ve bu adam hala Galatasaray'da!

Buna rağmen hala Almanya'da milli takıma ara sıra çağırlması gerçekten o hocaların aklından beni şüphe ettiriyor.

Aman Lucesu bir an önce yetiş! Kurtar bizi şu Barış'dan!

Volkan Gelirse, Kontratina Cogragya+Etik Dersi Maddesi Koyalim...





Arda'nin beklenmedik sakatligi sonrasinda Galatasaray kanat oyuncusu arayislarina basladi. Tabii ki yazilanlara gore ilk hedef yine Volkan Sen. Gayet iyi bir futbolcu ama disiplinsiz tavirlari onu Bursaspor'da A2'ye gonderdi. Herhalde Galaatsaray'a gelip disiplinsizligin kol gezdigini sezerse atlayip 2 gunlugune Avusturalya'ya falan gider ne de olsa arayan soran olmuyor, her problemim var diyeni tatile gonderiyor, iyi perfomans gostermeyeni uyarmiyor, sahada herkes kendi oyununu oynuyor. Ayni hatayi 10 gun icerisinde 2 kere yapan Volkan'in etik ve profesyonellik anlayisi anlasilan pek kuvvetli degil.

Volkan transfer edilirse ona her gun 1 saat boyunca cografya dersi verdirmek ardindanda etik dersi vermek gerekecektir.

Friday, October 8, 2010

Hiddink ve Oğuz Çetin ikinizden biri Özer Hurmacı'nın Manevi Babası mı?





Bu akşamki milli maç Türkiye'nin son senelerde oyadığı en kötü maçı oynadı. Bunun 2 tane sorumlusu var, biri Hiddink, diğeri Oğuz. Zaten takımı taraflı olarak Oğuz'un kurduğu çok ortada. Sen git Mevlüt'leri Topal'ları milli takımlarına alma git kendi kulübünde forma şansı çok nadir gören Özer'i 90 dk kadroda tut.

Maça çıktğımız ilk 11'den skorun böyle olacağı belliydi. Haydi Sabri'yi sol bek yapmasını anlarsın, çünkü İsmail ve Hakan sakat, zaten Sabri'de çok göze batacak hatalar yapmadı. Yediğimiz gollerin biri 40 metreden atılan uzun toptan, digeri Volkan'dan pas, ötekide ortadan geldi. Sakatlanan Aurellio'yu çıkarıp, yerine Tuncay'ı sokarak takımın sistemini tamamı ile bozdu! Koysana yerin Selçuk'u! Nitekim Tuncay'da bir şey oynamadı, zaten Stoke gibi sıradan bir takımda dahi forma giyemiyor. Ömer Erdoğan dedik uzun boylu, duran topları alır hiç bir şey yapamadı.

Mesut ilk yarıda yoktu, fakat ikinci yarıda müthiş oynamaya başladı, nitekim golünüde attı. Her ne kadar çekinerek oynasada bizim milli takımımızın aciz kardosu dolayısı ile sahaya resmen hükmetti ve Almanya'yı başarıya taşıdı. Volkan'da sağolsun harika bir pas verdi, topu direk Klose'ye attı ki-en zoru da oydu zaten.

Servet sahanın en iyisiydi. Sahanın en kötüleri Tuncay, Halil, Nuri, Özer ve Ömer olara görüyorum. Aurellio'da çok ciddi bir sakatlık geçirmiş bakalım bir dahaki hafta onun yerine kimi oynatacak, herhalde alakasız bir isim olan Semih'i falan önlibero yapar. Servet'inde elmacık kemiği kırılmış, onun boşluğu nasıl dolacak? Servet'in maskeli günleri geldi yine.

Tamamı ile yanlış kadroyla çıktık ve yenilgimizin en büyük sorumlusu Hiddink ve Oğuz ekibidir.

Acıttın Canımızı Be Nonda! OOoof ... İz Bıraktın Resmen!





Leo Franco'yu gondermek yerine Nonda'yı gönderen yönetimimiz Baros'un eksikliğinde ne kadar büyük bir hata yaptıklarını fark etti ama iş işten geçmişti. Nonda'da haklı olarak GS'a FIFA üzerinden dava açmış. Uzun zamandır kulüp bulamadığı içim mağdur olduğunu belirtmi (milyonl Euro'luk adamın mağdurluğuda herhale bankadar 10 değil 8 milyon Euro'su olması falandır), FIFA'da Nonda'yı haklı bulmuş ve Galataray'ın Nonda'ya 3 milyon Euro vermesi için cezalandırmış.

Bu tip durumlarda kafası çalışmayan yönetim kurulumuz bari bu sefer farklı bir öneri ile uzlaşsa Nonda'ya, mesela Pino'da 3 milyon Euro değerinde bir oyuncu, onu bedava Nonda'ya verelim (Şaka).

Nonda'nın Galatasaray'a bonservis maaliyeti bile 3 milyon Euro olmamıştır, hadi Adnan buna da bir bahanenle cevap ver! Bak yine forvetin yok, menajer oyunları ile İbrahimovic olduğuna inandığın Mehmet Batdal'da aldın, o da sadece hazırlık maçlarında 5. lig takımlarına karşı iyi mücadele verdi, lig maçlarında, ve kupa maçlarında ise etkisiz oyun sergiledi, bir de o yetmezmişl gibi sakatlandı. Bak Adnan yine imtina ederek imzaladğın Kewell'a kaldın! Adamın kıytemini bil ve beceriksiz olduğunu kabul et!

Kesinlesti .... Arda 4 Ay Yok!




Arda yarin ameliyat olacakmis sahalardan 4 ay uzak kalacak. Gerek Galatasaray'in gerek milli takimin saglik ekiplerinin acizliginden dolayi hem Galatasaray hem de milli takim Arda'dan oldu.Bu sakatlik Galatasaray'i daha derinden vuracaktir... Galatasaray'in her seyi olan Arda olmadan puan almasi da cok cok zor. 4 ay gectikten sonra yeni transfer edilen aciz saglik ekibimizde onu ancak 6 ay sonra takima girer.

Onlar İçin Farklı Bir Maç



Milli takımızda Almanya'da yetişmiş bir çok oyuncu var, Almanya'dada Türk olan 2 oyuncu var. Bu oyuncular için çok farklı bir maç olacağı kesin. Milli takımımızda Almanya'da yetişen oyuncularımızı sayısı neredeyse milli takımın yarısından fazla Ömer Eroğan, Nuri Şahin, Hamil ve Halil Altıntop, Hakan Balta, Özer Hurmacı aklıma gelen isimler, bunların da hepsi ilk 11'de rahat oynayacak oyuncular. Bu istatsitikler Türkiye'den yetişen oyuncularımızın iyi yetişmediğini gösteriyor. Bunların arasında Türkiye'de yetişmiş, Servet, Arda eklense, bir de Volkan Şen ve Kaleci Volkan zaten 11 kişilik bir kadro oluyor, sonuç 7 Almanya altyapılı, 4 Türk altyapılı oyuncu oluyor. Demek ki altyapı çalışmaları üzerinde Türkiye çok uğraşmalı. Almanlar sağolsunlar bizler için iyi oyuncular yetiştiriyorlar, onlara da teşekkür edemeden geçemeyeceğim.

Diğer yanda ise Serdar Taşçı ve Mesut Özil. Onlar da Almanya'da yetişmiş olan Türk çockları, fakat gerek zamanında onlara ulaşılamamasından, gerkese de kendi profesyönel hayatlarını göz önünde bulundurararak Almanya milli takımını seçmişler. Yanlış bulan olabilir, ama bence değil, demek ki bu oyuncuları yeterince teşfik edemiyoruz. Ortada çok üzücü bir gerçek var o da Türk oyunuların Avrupa'da düşünülmemesi, en büyük yıldızımız Arda bile dünyanın en büyük takımları tarafından düşünülmüyor. Mesut Almanya değil de Türk milli takımını seçmiş olsak kesin Dünya Kupası'nda yer alırdık, ve çeyrek-belki yarı final oynardık, ama Türk milli takımındaki Mesut Real Madrid'e gidemezdi. Serdar ve Mesut'unda oyunları bizlerin gögüsünü kabartıyor, Türk değiliz demiyorlar, sadece kariyerlerini göze alarak milli takım olarak Almanya'yı seçtiklerini söylüyorlar. Yoksa evlerinde ne Almanca konuşuyorlardır ne de arkadaşların çoğu Almandır, Türkçe'yide konuşuyorlar ve eminim Türk olmakla da gurur duyuyorlardır.

Haydi Milli Takim !


Bu aksam milli takimimiz en zorlu sinavi verecek, ve deplasmanda Almanya ile karsilasacak. Gectigimizi iki milli mactada zar zor 3 puani almis olsak da aldik! Avrupa Kupasi'nda Almanya ile yaptigimiz maci kim unutabilir ki! Onca kacirdigimiz gollerin uzerine, Almanya gol atti, arindan milli takim Semih'le son dakkikada beraberligi yakaladi, fakat uzatmalarda yedigimiz sacma-sapan bir gol ile sahadan yenik ayrildik ve elendik, devam edebilsek finale yukselebiecektik. Artik olan oldu, bu mac o macin öcünü alma maçı olacaktır.

Başta Arda'nın sakatlığı ve Hiddink'in çağırmış olduğu çoğunluğu formsuz oyunculardan oluşan milli takımımız çok zor bir sınavdan geçecek. Bu maçta Hiddink'in çıkarmayı düşündüğü milli takım da bir enteresan.


Kale: VOLKAN

Defans: GOKHAN ÖMER E. SERVET SABRİ

Ortasaha: ÖZER AURELLIO EMRE NURI HAMIT

Forvet: HALIL

Dizilişimin böyle olması bekleniyor. Burada anladığımız kadarı ile Bundesliga'da oynayan oyunculardan kurulu bir milli takım çıkmış. Hiddink Almanları, Almanya'da oynayan oyuncularımızla durdurmayı planlıyor. Özer'in neden ilk 11'e alındığını anlamak gerçekten çok güç, fbde bile kadroya ancak yedek olarak girebilen bir oyuncunun ilk 11'de oynamasına bende akıl erdiremedim, eminim Özer yerine oynayabilecek daha iyi oyuncular vardı, fakat kadroda Oğuz'un ağırlığını görmemek elde değil. Volkan Şen kadroya dahil edilmedi, ve zaten o da klasik yıldız olarak gösterilip şımaran oyunculardan, 2 günlük tatilinde ABD'ye gitmiş izinsiz olarak ve dolayısı ile Ertuğrul onu kesmiş, şu anca A2 takımla antrenmana çıkıyor (Ah bizde Galatasaray olarak disiplinsizlikten taviz vermesek ama işte Rijkaard ve Polat'ın rahat bırakalım politikası, yaa bakın rahat bırakınca 2 günlük için adam kalkıp Avrupa'ya değil ABD'ye gidiyor, hadi Avrupa kısa yol).

Kadrodaki diziliş hepimize garip gelebilir, Sabri'yi sol bek olarak oynatmasının sebebi hızlı bir bek olan İsmail'in sakatlığı ve Hakan Balta ve Çağlar'ın sakatlıkları olsa gerek, bu kanattan gelecek hızlı oyuncuları anca hızlı oyuncular durdurabilir.

Ortasahada Aurelli ve Emre'ye çok iş düşecek, özellikle Mesut'u çok iyi tutup geçirmemeleri lazım. Servet'le Mesut'u eşleştirebilsek iyi olur fakat Sabri'nin Mesut'a yönelik oynaması defansta sorun yaşatacaktır.

Hiddink'in inatla milli takıma çağırmadığı Mehmet Topal ve Mevlüt Eridinç'in kadroda kesinlikle bulunması gerekmekte. M. Topal Valencia'nın ilk 11'inde maçlara çıkmaya başladı bile, her ne kadar sakat olsa da, milli takım onu çağırmaktan eksik düşmezdi, ne de olsa bizdeki sakatları da çağırıyorlar. Topal 2 hafta sakat olacakmış, eminim Avrupa'lı doktorlar tam 2 hafta sonra onu sahalara döndürebileceklerdr, bizim etkisiz doktorlarımız gibi 2 hafta sakat olanı anca 1 ayda tedavi etmeyeceklerdir.

Arda'nında sakatlığının, onu yaklaşık 4 ay sahalardan uzak tutacağı söyleniyor. 4 ayda kırık kemik kaynıyor bende anlamadım, bu konuda hem GS hem de milli takım sağlık ekiplerinin eksikliği kendini belli ediyor. Bence bizim sağlık ekiplerimizi yabancı doktorlardan kurmamız gerekiyor.

Bu akşam alınacak puan veya puanlar bizi çok rahatlatacaktır. Kayıp edersek de bir sonraki maçlara bunlardan etkilenmeyip kendimizden emin çıkmamız lazım.

Haydi Milli Takım!

Thursday, October 7, 2010

Rize'nin eski Kalecisi Manchester City'de... Ya bizim simdikiler nerede?







Dun yerli bir spor sayfasinda Rizepor'un eski kalecisi Kolombiyali David Gonzalez'le bir roportajini okudum. Gonzakez, Servet'in ilk maclarindan biri olan Rize macinda ortasahayi gecer gezmez 50 metreden cektigi sutu, muthis bir planjonla adeta vantuz gibi topa yapisip kurtarmis, Galatasaray tarihinin en guzel gollerinden birini engelemisti.

Iste zamaninda Rizespor'un kalesinde oldugu icin transfer komitemiz tarafindan kucumsenen bu kaleci su anda Manchester City'de. Rizespor'da zaten iyi bir kaleci oldugunu belli ediyordu. Bir de onumuzde Richard Kingson ornegi var, hic bir zamnan teknik heyetimiz ve yonetimimiz tarafindan begenilmeyen, surekli kiralik verilen Kingson su anda hem Gana milli takiminin as kalecisi, hemde Birmingham City'nin yedek kalecisi.

Aykut Mondragon'dan daha uzun Galatasraay formasini giydi ama onun yarisi kadar bir kaleci olamadi. Kendisine bir cok kez sans tanindi ama demek ki yetenegi sınırlıymış. Aykut'un profesyonellik anlayışını daima takdir ettim Aykut'un, her defasinda kalede elinden gelenin en iyisini yapti ama yeterli degil. En son şampiyonluğumuzda en büyük katkıyı yapan isimlerden biriydi. Fakat sonrasında iyi performasını sürdüremedi.

Ya Ufuk? Hani gelecek vaad eden, bir zamanlar Trabzonsporlu Tolga ve yeni Besiktasli Cenk'i yedek birakan kaleci. Gonzalez siradan bir kulupte oynayip kendini gelistiriyor, bir sezon Arjanin'de oynadiktan sonra Manchester City'e gidiyor, Ufuk ise maclarindan ardindan alem yapmaya gece kuluplerine gidiyor. Onun arkasinda bekleyen iki kalecide su anda milli takimin aday kadrosunda yer aliyor, Ufuk ise yok.

Ne Ufuk ne de Aykut'da bir isik goruyoruz. Her ikisinin de milli formayi giymeleri cok uzak, performanslari git gide iyilesir diye beklerken, bu iki isim bir turlu kendilerini gelistiremediler. Bir de

Mondragon'un kurtardigi maclarin sayisi saymakla bitmez, boyle bir ornegin arkasindan onu takip eden genclerde hic bir isik yok, Mondragon ise 39 yasinda Kolombiya milli takimina cagiriliyor, herhalde orada Gonzalez'le beraber forma giyerler.

Ufuk ve Aykut arasında bir seçim yapacak olsanız siz kimi seçerdiniz? Bence çok fark etmez, ikisininde yeteneği kısıtlı. Bir de 3. kalecimiz Emirhan'ı deneyelim bakalım o nasıl. Asıl Cenk'i görmeyen transfer komitemiz kaçırdıkları yeteneğin ardından biraz ağlasın bakalım.