Aksi Cimbom'lunun Blogu
Eleştirisel Galatasaray Yorumları...
Sunday, August 14, 2022
Evet sanırım 10 sene ardından aksi Cimbomlu yine sizlerle! Sebep mi... E dün GS canımı sıktı! İyi oynasa iyi şeyler yazarım, hoş bu blog iyi oynasalar da kötü yanlara odaklanır, ama hacılar beni bir yanıltın ya, bir kez de şu tip maçlarda beni yanıltın, yine yanıltmadınız.
Sen Mertens, Torreira, bilmem ne gazı ile sahayı doldur, sahanda topçular avuçlarıyla armut avlama çabalarında. Onu da becerecek adam yok, Muslera başımızın üzerinde, onda sözüm yok - olmyacak da.
Özellikle Kerem ve Yunus'un şahsi oyunu Galatasaray'ın pozisyon yaratmasında büyük sıkıntı yaratıyor, ikisi de adeta kendilerine oynuyor, herhalde kızlara hava mı atacaklar nedir. Hadi Kerem şut çekti kaleci kurtardı vesaire,
Yunus hiç ama hiç bir şey yapmadı. Patrik van Aanholt ile beraber ilk yarının en kötüsü. Öyle saçlarına Hobby Jöle sürüp sahaya çıkmak ile Galatasaray futbolcusu olunmuyor kardeş. Galatasaray büyük kulüptür, hele stoper isen h
hatasız oynayacaksın. Sen stopersin hocam, stoper dediğin geri pasla falan adı Pique, Boateng veya Alaba değilsen işin olmamalı. Galatasaray son 1 sene içerisinde 17 kez oyuncunun bizzat hatasından gol yemiş, artık düşünün.
Evet Bardakçı'dan giriş yaptık; şimdi yoklama zamanı.... Yunus orada mısın? Midtsjö orada mısın? Kerem orada mısın? Oliviera orada mısın? tAMAAAAM.
Midtsjö - bu adamın adını yazmak oyun içinde ki görevini anlamak kadar zor, 6 numara diye alınan kardeşimiz fenerbahçeli maldonado misali sağ pas, sol pas, kısa pas olayını iyi yapıyor, hani inşaat işinde malzeme indirirlerken
her şeyin ucundan tutan, ama oradan oraya koştuğu için en çok yorulan bir işçi kardeşimizin videosus var sosyal medyada o şekil. Midstjö Galatasaray'a çağre olacak mı sanmam...
Midstjö'nğn Önünde de 60+ ruhunda bohem kardeşimiz Olivira. Tabii müthiş frikik direkten dönünce morali bozulmuş olabilir, benim de bozulurdu da, şunu at üzeridnen be kardeşim, ilk yarı sounda dikkatinizi çekmiştir oyundan
çıkarken bıdı bıdı söyleniyordu. Neye söyleniyorsan kardeş, antrenmanını da yaptın, 24 derece mis gibi hava var, yoruldun mu? Ay yazık .... Sene de 4 senelik sözleşme imzaladığı için idarecelilerimiz kafalarını duvarlara
vuruyorladır. İlk maçında da 90 dakkika oynayamadım, bunda da ... Kardeş sen sanırım olmadın, olmayacaksın, ama yeni de geldin ama yok aranan kan sen değilsim yewrum, sen ve Midstjö arkalı önlü ancak belki rezerv ligde iş yaparsınız.
Evet sırada ki gelsin! Yunus ve Kerem! Sizi unutmadım, unutmam.
Yunus ne oldu ya? Sözleşmeni yenilemeyince daha birinci maçından sonra trip mi attın koskoca kulübe, ilk yarının en kötüsü sensin. Düşün ilk yarı bir de V. Aanholt ve uzaya gönderdiği toplar falan vardı, ama yine sensin
kardeş. Tamam bağrımzıa basarız, eyvallah ama bize böyle trip atma hakkı yok. Bu taraftar sayesinde para kazandığını unutma. Nedir o ya ergen küsmüş gençler gibi, kıpırdamadın bile. Artık Galatasaray'dasın, Adana'da değil -
öyle gittiğin her yerde sana kimse bedava kebap ısmarlamaz, eleştiren gözlerle bakarlar -ki bu hafta o gözlerin hepsi haklı. Biraz ciddiyet ya, asgari ücretli adam gelmiş parasını denkleştirmiş, kombine almış, bilet almış
belki de 2,000 TL daha zar zor çıkarıp forma yazmış, bir de senin adını arkasına yazdırmak için ek para vermiş.... Artık bunları düşüneceksin. Bedava kebap istiyorsun yol Galatasaray değil, Galatasaray Türkiye'nin en büyük
kulübüdür, ona göre ciddiyetini takın, Okan'da sana her maç böyle oynarsan forma vermez. "Daha lig başından ne oluyor kadreşim! Biz de insanızi bir maç kötü oynayamayacak mıyız?" gibi bir şikayette kesin bulunmuşsundur, olm
daha ligin ikinci hafta be. Adana'da her hafta şov yapmayı biliyorsun, olay kebapsa, en iyisi Florya'da Beyti'de.
Kerem kardeşimiz her topu yine kendi için saklıyor. Ne oluyoruz ya? Futbol takım oyunu... Sen kendine vitrin yapacaksın diye Galatasaray'ı galibiyetinden mi edeceksin? Sen Galatasaray'ın sadece bir elemanısın, sen gidersin
yerine yenisi gelir. Madem gitmek istiyorsun Galatasaray'a teklif varmış, Fransa Ligi... O mu aklını çeldi? Ne o Franız Rivieraında tatil, veya bilmem Paris'de baget arası peynirli sandviç mi yemek istiyorsun? Seni alacak olan
sezon daha başlamadan alırdı, bak Kim Min Jae'ye, bak Marcao'ya, bak Doğukan'a .... Bu sene vitrin yapmanın tek yolu geçen seneki performansını istikrarlı bir şekilde bu seneye yansıtmak, yoksa kariyerin Batuhan Karadenz gibi
olur. Avrupa'da gutbolu bitirecek derken, Vanspor'da bitirirsin, haysi sen 24 Erzincanspor'da bitirirsin.
Sıra asrın sol bek oyuncusu Van Aanholt. Geçen sene iki beceriksiz sol bek ile oynuyorsduk, bu sene de öyle devam edecek herhalde. Orta yapmayı bilmeyen adamdan sol bek falan olmaz, orta yapmaması değil sadece adamın 40
yılda 1 şutu mucize iyi, ama gerisi berbat, geçen sene bir maçta 2 gol atmıştı ya, Galatasaray'da tek iyi maçı o. Sadece koşarak bek olunacaksa, Galatasaray atletizmden birini koysun, ya da altyapıdan bir çocuğu al oynat,
Van Aaanhot'dan kötü oynamaz, hem en azından belki Galatasaray oyuncu kazanır. Kardeşim kendi istatistiklerine bak, kaç ortan isabetli imiş.... Okan Hoca bu istatistikleri oyuncuları ile paylaşmıyor ise zaten teknik
direktörlüğünden şüphe etmek lazım.
Emre Akbaba - son iki maç için de Galatasaray'ın en kötüsü. Bir de buna güvenerek transfer falan erteledi bizimkiler, hatta belki yapmayacaktı. Heeey yönetim! Sizin 3 adım ötenizde göremediğiniz Emre Akbaba aksaklığını
taraftar uzun zamandır görüyor. Bu adam maalesef Galatasaray oyuncusu değil, Alanya'da iyi oynadı diye şans verildi, ama artık şans verilecek yaşı da geçti. Dün ve önceki hafta oyun içinde kaldığı her dakkika Galatasaray
için bir kayıp. Adam ayakta duramıyor, onun bunun topuna sulanıyor, zaten müzmin sakat, Emre'ye güvenen kadro mühendisliği cidden inşaat yapsa binası çöker. Yedekte otursun, girisin 75. dakkika falan neyse, o zaman daha
etkili.
Monday, September 12, 2011
BELEDIYE "KAZIM(A) "DOSEME" CALISMASI....


Evet...2011-2012 sezonu bir masal gibi basladi degil mi, bize bol bol masallar anlatildi..."REYES ve FORLAN" masali ile baslandi, masala adini vermis isimler transfer edilemedi, ardindan "LIVERPOOL" masalini okduduk, inanilmazdi! Her sey o kadar guzeldi ki! Ardindan "PODOLSKI" masali basladi, o masalda huzunle bitti. Bunca masal icerisinde taraftar olarak inanmak istedigimiz bir cok masal var, tabiikide YINE hic biri gercek olmadi...
Dun de bir IBB masali ile basarisizlik destanimiz, bakalim sonu nasil gelecek. Evden ciktik, arabamiza bindik, eglene eglene marslar dinleye dinleye maca gittik, Nike'in ilgisizligine kizip almadigim sari-kirmizi formayi bile aldim gidip. Sonra kosa kosa stada gittik, yerimize gectik basladik bagirmaya. Baktik ki baslangic fena degil, ama dk 20'den sonra Galatasaray gectigimiz sezonu bir anda geri geldi ve isimler farkli olmasina ragmen tipa tip ayni takim sahada karsimiza cikti. Ayni masal gibi, birden bire gecmise geri donduk.
Buyuk umitlerle herhalde Turkiye futbol tarihinde bir kaleciye verilmis en yuksek bonservis verilmis, Uruguay'a Amerika Kupasi'ni kazandirmis, harikalar yaratmis sincap kilikli kalecimiz Muslera yaptigi hata ile "UFUGUMUZU" genisletti, hatirlarsaniz Ufuk'da tipatip ayni hatayi yapmip topu elinden kacirmisti ardindan golu yemistik, ama o maci kazanmistik. Bu mac oyle olmadi....
Felipe Melo herhalde sahanin en iyisiydi, her yere gitti, presini yapti, yeri geldi rakip defans oyuncularini ipe dizdi, ah bir de sut cekse. Bir de YANCI GAZETE VE TELEVIZYONLARIN haberlerine gore birine kafa atmis. Adam A'dan Z'ye her seyi yapti sahada. Ama tek basina yetmiyor.
Selcuk, hani su Turkiye'nin Xavi'si dedigimiz Selcuk, sahada vizildayan bir sinek olarak kaldi. Bir kac kere karsi takimin kulaginin dibine gidip vizildayip onlari rahatsiz etti, ama ardindan kipirdamadi kondugu duvarda yedi saplagi ezildi gitti.
Sagbek de oynasin diyerekten aldigimiz Eboue bir anda Stancu'nun sol kanat oyuncusuna donusmesi gibi, adeta bir transformercasina bri anda sol acik oldu, ama bu transformer'in devrelerde uyusmazlik oldu, oraya uymadi. Bizleri dikkatini sadece uzerine giymis oldugu sari-kirmizi formanin, sarisi ile derisinin kontrast yaparak cekti.
Ujfalusi (dogru yazdim herhalde) sag bekde gayet iyi bir oyun sergiledi, stoperdede ayni sekilde, ama sagda onundeki Colin Kazim, stoperde iken yanindaki Servet, Ujfalus'nin 3'de 1'i kadar oynayamayinca zaten olmadi...
Baros'a top gelmedi, cikarken hakli bir asebiyet yapti. Colin Kazim bir kanat oyuncusu iken, ve sahanin en kotusu iken, Terim'in Kazim yerine Baros'u cikarip, Engin'i oyuna sokup, Kazim'i oyunda tutmasi zaten Terim'in artik her seyden bir haber oldugunuz, oyun analizini beceremedigini belli etti.
Sabri...Yani ne diyebilirim ki... Sabri iste... Her zmanaki gibi kosmaktan baska hic bir isi beceremeyen, ne sut cekebilen, ne orta yapabilen bir futbolcu, sansli cocuk ama hala GS'de oynuyor, kac teknik direktor, kac oyuncu degisti Sabri hala oyunda hem de bu sefer KAPTANDI!
Yani yapilmasi gereken o kadar basit seylerdi ki aslinda... Oncelikli olarak cikar Kazim'i koy Riera'yi, al Eboue'yi sag kanada, sonra Gokhan Zan'i cikar al oyuna Sercan'i olsun bitsin...
Dun beni en cok sinirlendiren, ve bu post'un basligina ilham olan Colin Kazim kardesimizin Galatasaray formasi giymesi beni o kadar uzuyor ki, bir de GS formasi giyip,90 dk forma giymesi, haksiz yere hala ilk 11'de yer almasi. Yani bu adam, adam olsa zaten utanir "yok ben ilk 11" de oynamayayim derdi. Yok yani adamin isi sadece saha disinda gittigi gece kuluplerinde abuk sabuk dans etmek, sapkasini yamuk takmak, gece kulubunden cikinca araba kazasi yapmak falan... artik ekurileri olacak Engin Baytar ve Sercan'ida buldu, bunlarin yaninda da bir de Baros var, bu sene Florya'ya da bir gece kulubu acilir, kondisyon salonun tepesine bir disko topu monte edilir, kazim DJ olur, Sercan ona vokal yapar, Baros ve Engin'de dans eder, kizlari mizlari cagirip eglenir.... Olacak bu... Diskodan farksiz bir Galatasaray, ama en azindan disko eglenceli, ama Galatasaray DEGIL!
Kayahan'in "yine bana husran, yine bana hasret var yine bana esmer gunler dustu" sarkisini bol bol soyleriz, hatta tezahurat yapalim....
Saturday, February 19, 2011
Armayi Tanimiyorsan Baskanlik Yapmayacaksin!
Stad yapilirken once kulubumuzu kurmus olan baskanimizin adini, son anda kafadan bir isim attin. Sonra yeni stadin uzerinin kapatalacagini soyledin, kapatmadin. Stadi uzaktan goren burasi kimin stadi der.. Nerede stadin sari-kirmizisi? Nerede stadyum uzerinde Galatasaray'in logosu? Bir isi de dogru yap... Sozum ona spor kompleksi diye adlandirdigin arsaya levhalar asiyormussun, ama onu yaparken de Galatasaray'in logosunu yanlis yaptiriyorsun! Siz daha idare ettiginiz kulubun amblemini bilmiyorsunuz, kurucunun adini onemsemiyorsunuz, takimin rengini unutuyorsunuz! Daha ne olsun ya! Birakin gidin kardesim!
Saturday, February 12, 2011
Köselesi Delik Zapata*

Dun mac oncesi puan cikarabilecegimizi hic dusunmemistim zaten, sonra oglen saatlerinden biraz heveslendim neden olmasin ya, gecen hafta harika futbol oynadik dedim. Aksamustu icime tekrar bir kusku dustu, yok alamayiz dedim. Saat 19:00 oldu, kadroyu gordum ve biz bu maci 10 kere oynasak onundada kayip ederiz dedim.
Ya Hagi kardesim! Sen harika bir futbolcuydun, saha icerisinde adeta takimin ikinci teknik direktoruydun, ama ne zaman takimin basina gectin o zaman saha icinde oyunu yonlendiren Hagi'yi arar olduk. Hagi'cim... Bak canim... Bak gulum... Sabri ortasahanin ortasinda oynayamaz bu biiiiir, iki ise Anil'in ilk 11'de isi ne? Anil'in capi ne? Anil kim ki Baros'un delemedigi defansi delecek? Anil'i koyacagina oyuna tek forvetle cik... Yekta'yi al ortasahaya, sagbekten S. Kurtulus'u kes Sabri'yi oraya koy. Cok degil daha yeni oynadin bu adamlarla. Hic mi o maca bakmadin? Hic mi etud etmedin? Hic mi rakibini incelemedin. Ortasahanin ortasina takimmizdaki en yeteneksiz oyuncularin basinda gelen Sabri'nin ne isi var? Sabri oyun mu kuracak? Adam oyun kirmayi birak ne pas atabilir, ne orta yapabilir. Hadi Neill cok siritmadi, ama yani Cana'yi kendi yerine alsan. Neill'in Cana'dan cok daha iyi pozisyon alabilen bir kabiliyeti var. Cana kim ki defans oynasin. Zaten yetenegi belli. Cana sadece ortasahada didinir, savasir, kendini yerden yere atar, rakibine dalar sari kart gorur. Bu islemlerin aynisini defansta yapiyor, cok yakinda penalti yaptirir bir mac o zaman gorursun. Anil'i sen nasil ilk 11'e alirsin? Anil ne yapmis... Ne kadar yetenegi var.... Gaziantep defansi ezdi gecti. Galatasaray ilk 45 dk'yi Anil sayesinde 10 kisi oynadi. Yerden kalkamadi ki, bir omuz mudahalesi yetiyor zaten. Anil daha Galatasaray ilk 11'inde oynayacak yetenekde bir oyuncu degil. Olumlu hic bir sey yapmadi.
Yedigimiz golun aciklamasi yok. Hadi top oraya indi... Kaleci neredesin? Cizgi uzerinde neden bekliyorsun! Ciksana, topa dogru gitsene, geri geri gidecegine, rakibe daha genis bir sut alani birakacagina, uzerin uzerine git. Yani dunya uzerinde hangi kaleci uzerine gelen topa bacaklarini acar? Bu tip hareketi kimler yapar biliyormusunuz... Neyse simdi agzimi bozmayayim. Neden aciyorsun bacaklarini ya! Kalecinin bacaklarinin arasi karsi karsiya pozisyonda omuz genisliginde acik mi olur be! Kulube kaleci diye 6 aydir oynamayan bir korkuluk getirdiler. Bir de 1.5 senelik imza attirdilar, bakalim daha ne tur goller gorecegiz kalemizde... Macta iki tane pozisyon var. Bir tanesi Sosa'nin golu, digeri ise Culio'nun direkten donen topu. O kadar guzel de vurdu ki! Antep kaleyi herhalde sehirin en buyuk hocasina okuttu ufletti....
Macin en iyi adami yine Culio. S. Kurtulus'da ikinci en iyi oyuncuydu. Tek basina didindi. Ama 11 kisinin yukunu tek basina nasil yuklensin? Yapamaz... Hele ki Antep gibi kuvvetli bir rakibe karsi.
Macin en kotu oyuncusu tabiikide Sabri ve Anil.Bu iki isim ilk yarida hic bir sey yapmadi. Onlar ciktiktan sonra Galatasaray oyunu daha rahat oynadi. Ama gol yenmisti bile-pardon yenmisti demeyelim, Zapata golu coktan yemisti zaten diyelim.
Galatasaray kotu mu oynadi? Hayir. Peki iyi mi oynadi? Hayir. Oyun geneline bakarsak iki takimin oyunu arasinda bir fark yoktu, ama iki takimin kalecisi arasinda daglar kadar fark vardi. Karcemaskas muthis bir kaleci. Cok istikrarli, yan toplari cok iyi, birebirde cok basarili, refleksleri cok iyi, yan toplari cok iyi. Boyle adamlari gormek cok zor degil yonetim! Zaten kendini belli eder. Ama siz kafaniza 2-3 tane lig takmissiniz onlardan baska bir sey gormuyorsunuz, Hagi'de Romanya fikrini takti kafaniza. Tamam oyuncu almak icin iyi bir yer olabilir, ama Allah askina Romanya liginde, kendi kulubunden 6 ay once gonderilmis olan bir adami nasil alirsin? Bu belesci zihniyetler iste anca koselesi delik zapata (ayakkabi) alirsin. Senin takimin ne kadar mucadele ederse etsin, o da kalesine gelen ilk topu iceri alir.
* Zapata: Ispanyolca ayakkabi
Friday, February 11, 2011
Ne MUBAREKsiniz Adanlar ve Hagi!

Adnanlar Cetesi ve Hagi, Galatasaray'i iyice kendilerinin sanmaya basladilar. Husnu Mubarek'in Misir'i kendi keyfince yonetmesi, herhalde Adnanlar ve Hagi'ye ornek teskil etti. Kafalarina gore aldiklari kararlarla, kendi uygun bulduklari sekilde Galatasaray'i yonettiler, yonetirken de tukettiler. Misir gibi turizm cenneti bir memleketi batiran Mubarek'in sonunun nasil geldigini 2 hafta boyunca televizyondan takip ettik. Bizlerde mi milyonlarca kisi sokaga dokulmeliyiz ki bu uclu kulubumuzu rahat biraksin, tabii meydani bos bulunca baskanliga ve teknik direktorluge soyunan insanlarin siradan insanlar olmamasi gerek.
Adnanlarin Galatasaray'i kafalarina gore adeta diktatorce yonettigi bir devirde yanlarina da gestapo basi Hagi'yi almalari pek sasirtici degildi. Bu isimlerin bir cok ortak noktasi var, mesela egolari, mesela ben-bilirim halleri gibi. Boyle egosu yuksek olan insanlarin bir arada calistigini gormek aslinda sasirtici, ama derler ya "deli deliyi gorunce sopasini saklarmis". Ayni diktator hukumetler gibi, kendileri tepeye gecmis, Galatasaray'in yagindan-balindan yararlaniyor, altlarina da kendileri tarafindan secilmis bir teknik direktor koymuslar, onlara ne dokunan var ne de dokunabilen.
Hagi'nin dun yapmis oldugu aciklamalarin birbirine uymadigini belki okumussunuzdur, Hagi'de artik yaslandi ya, once bir sey soyluyor ardindan tam tersi bir sey soylyor, Ornek verelim, dunku aciklamarinda, Misimovic hakkinda, "aşkanımızla her zaman konuşuyorum, fikir alış-verişinde bulunuyorum. Benim için tüm oyuncular eşittir, her birinin kendi şansı vardır" dedi kendisi, ama bakin sonradan ne diyor "Benim için işler açık. Misimoviç kararını kasım ayında aldım, yöneticilerimize bildirdim ve kabul ettiler. Benim için Misimoviç konusu kapanmıştır". Yani ilk olarak adil bir insan oldugunu savunan Hagi, aslinda adil olmayan hareketlerde bulunuyor. Halka farkli seslenip, ardindan farkli isler yapiyor. Uzerinden 8 milyon Euro harcanan bos bir yatirim olan Misimovic, sezon basindan beri oldugu yerde oturuyor, sikayetci mi peki? Neden olsun ya oturdugu yerden 2.5 milyon Euro mu ne kazaniyor Misimovic, neden sikayetci olsun. Sadece Turk takimlarinda rastlanan bu olaylar futbolumuzun hala "modern dunyaya" ayak uydurmadigini gosteriyor. Misimovic'i kadro disi birakma kararinin "disiplinsizlige" dayandigini soyleyen Hagi ve Adnanlar, ardindan Turkiye Super Lig'in en disiplinsiz adamlarindan Colin Kazim'i getirmeyi biliyorlar.
Yine Misir'dan ornek verelim, ulkeye giren-cikan her seyden ceplerini dolduru Mubarek, ve halka verecegini kendi cebine atti, iste yonetimimizin de boyle bir durumu soz konusu, Adnan Sezgin ucuncu sinif oyuncularin pesinden hic ayrilmadi, takima getirdigi isimler Galatasaray'in `G`sini ruyasinda goremeyecek isimler, ve bunu istikrarla surdurmeye devam ediyor, yurtici transferlerden hic biri bugun Galatasaray formasi giymiyor, menajerlerle arasi iyi olacak herhalde, Adnan Polat'da Adnan Sezgin'i birakmiyor, nasil bir `dostluk` bu anlamadim. Hagi ise istikrarla Romanya'dan oyunclar getirdi, baska bir ulkeye yonelmedi, Becali ile iyi bir `dostlugu` olacak herhalde.
Bu gidisle Galatasaray yonetimini ve Hagi'yi sokaga dokup, koltuklarindan edecekler.
Mubarek'in koskoca Misir'i soyup sogana cevirdigi gibi, koskoca ulkenin egemenligini adeta bir diktatorcesine tek basina, `laik` gecinip `halka tv karsisinda sov yaparak` ve `bos vaatler vererek` somurmesini, Adnanlar ve Hagi'de Galatasaray'a uyguluyor. Demek ki dogru yol buymus. Rezalet!
Thursday, February 10, 2011
Bütün Takım Nike'landık... Nike'landık...


Galatasaray futbol takımı sezon sonunda Adidas'ı bırakıp, Nike ile anlaştı. Anlaşma hakkında Kamu Aydınlatma Platformunada gerekli yazı yazılmış....
Nike, eğer ki Galatasaray'a hususi tasarımlar yaparsa, ve özellikle bu formalarda Fransa'ya yapmış olduğu kalıbı (vucuda oturan kalıp. resimdeki gibi)yaparsa gerçekten çok güzel formalar çıkabilir. Tabii bu formaların en büyük sıkıntısı fiyatlarının Adidas'dan en az 10 milyon fazla olacak olması.
Adidas'ın Galatasaray forması 92 TL iken, milli takımıma çıkarılmış olan formalar 99,00 TL. Bakalım neler olacak... Güzel formalar yapılsın da almayı öyle düşünelim.
referans: http://galatasarayformalari.blogspot.com/
Monday, February 7, 2011
Ayhan, Barış, M. Sarp Yoksa Rüzgar Seyrantepe'de Sert ESer....

GAlatasaray uzun zaman sonra istekli bir futbol sergiledi. Maçı izleyen bütün Galatasaraylıların içlerinden "oh be! Sonunda rahat izleyeceğimiz bir maç" dediğine eminim, ama tam rahatladık derken, 75 ve 78'de durum 3-2'ye geldi. Eskisehir'in atmış olduğu ikinci gol öncesi verilmiş olan saçmasapan bir frikik, hakem kardeşlerimizin hala gerekli bilgiye sahip olmadığını gösterdi. Hatırlarsınız, bu frikik öncesinde, Eskisehirli bir oyuncunun arkadan gelip Sabri ile kafa kafa tokuşmasında ki pozisyon, frikik pozsiyonunun aynısıydı. Hakemlerin hatalarından çok Galatasaray'ın futbolunu konuşmak lazım, bazen maçı kazanmak için oynadığınız takım yanında hakemide yenmeniz lazım, Bursaspor karşısında yenemediğimiz hakemi, bu hafta yenmiş olmamız sevindirici.
Turk Telekom Arena'da farklı bir Galatasaray izlediğimiz kesin, taraftarın desteği oyuncuların moralini düzeltiyor, oyuncularla arkalarına aldıkları bu destekle gaza gelip iyi oynuyorlar. Sabri'nin ortasahadaki mücadelesi tartışılmaz, ama ortasaha ortasında oyun kuramayan bir oyuncunun yer alması da çoğu maçta sıkıntı yaratacaktır. Sabri'ye ligin ikinci yarsının başlamasıyla bir haller olmuş, artık şutları nasıl olduysa yerini buluyor, her şutu kaleye gitti, bir şutunu da Cana kaleye soktu. Maç içinde Stancu'nun nerede oynadığını anladıysam Arap olayım... Adam sol kanatta mı oynadı, forvet mi oynadı anlamadım. Ama eğer Hadi kadroda Kewell gibi tam kanat oyuncusu tanınımda bir oyuncu varken, santrafor diye aldığının adamın kanatta oynaması garip. Neill ve Cana yine pozisyonlarını değiş tokuş ettiler, ama Eskişehirspor'un etkisiz oyunundan dolayı çok sırıtmadılar.
Stancu'nun şutları gerçekten çok etkili, ve nerede durması gerketiğini çok iyi biliyor. Ama 70. dk'da oyundan düştü, fizik-kondisyonunu geliştirmesi gerekiyor. Culio'ya söylenecek hiç bir laf yok, hakkikaten tam bir takım oyuncusu, yeri geliyor ileride asist yapıyor, yeri geliyor defansatan top çıkarıyor, bir de bakıyorsun yine ileride, oraya nasıl geldiğini görmüyorsun bile. Hani vampirlerin süper hızı ve kuvveti vardır ya, Culio'da vampir olduğundan bu özellikleri taşıyor. Önüne geçeni de yoruyor. Kewell muhteşem! Tek kelimetle muhteşem!
M. Sarp'sız, Ayhan'sız ve Barış'sız bir Galaatsaray ne kadar iyi oluyormuş değil mi. Ortasahadan ileri top geliyor, top kaybı azalıyor, mantıklı mücadele çoğalıyor, ortasahadaki çark çatır-çatır dönüyor, umarım bunu gören Hagi bir daha bu isimlere ilk 11'de yer vermez. Zaten gördük, M. Sarp oyuna girdi, ortasaha bir oyundan düştü, kendini toparlayana kadar 2 gol yedi.
Yenilen ilk golde ofsayt diye duran oyuncularımızın biraz kural kitabını okuması gerekiyor. Özellikle Hakan Balta kendi kanadını artık tutamıyor, ne haller oldu analamdım ki, doğru ya sigara içiyor Hakan Balta dolayısı ile nefesi kesiliyor. Sigara tüttürürken ki resimleri zaten bunu gözler önüne sermişti. Ama takım da Hakan Balta yerine koyacak oyuncu da yok, Hakan'ın yedek olması için ya Gökhan Gönül'ün ya Sergio Ramos'un ya da Alves veya Maicon'dan birinin Galatasaray'a gelmesi lazım, bunlar da hiç olmayacağına göre Hakan Balta'yı eski haline getirmek için her imkan seferber edilmeli.
Defansımızı çok iş düşmedi, fakat S. Kurtuluş'un yavaşlığı hızlı kanat oyuncuları olan takımlar karşısında büyük sıkıntı yaratır, ama Sabri'den daha yüksek bir teknik kapasitesi olduğu kesin.
Zapata gariban yine 2 gol yedi. Bir tanesi Galatasaray'a olan hıncını bir frikikte toplayan Ümit Karan'ın attığı frikik golü ki bir daha hayatta atamaz, diğerinde ise defansın arkasına kaçan adamı erken sezemedi, ve açısını iyi kapatamadı, Mondragon olsa muhtemelen 1. golü yemezdi, 2. golü de yüzde 50 çıkarabilirdi...
Galatasaray TT Arena'da bir farklı oluyor... İç saha maçlarında ümit veriyor ama deplasmanlarda sezon başından beri tekliyor. Bakalım dünkü takım oyunu bir dahaki hafta tekrarlanabilecek mi...
Subscribe to:
Posts (Atom)





